Tarihsel Bakış Açısıyla Rusların İstanbul Algısı
2 Nisan 2016

Tarihsel Bakış Açısıyla Rusların İstanbul Algısı
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google plus'da paylaş Yazdır
 

Tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, köklü bir geçmişin tüm izdüşümleri göz kamaştıran görkemli doğal güzelliğiyle iç içe geçmiş, kelimenin tam anlamıyla destansı bir şehirdir İstanbul…

 

Benliği saran “büyük aşktan” beslenen, devimsel, cesur ve asil bir ruhtur o…

 

Sahip olduğu derin tarihsel ve kültürel birikimi, sadece şanlı geçmişi anımsama ve özlemle yad etme işlevi görmez, aynı zamanda her daim geleceğe dair özgün ve evrensel düşüncenin kapısını aralar berrak zihinlere…

 

Nitekim Sultan II. Mehmed’i “Fatih” yapan, Osmanlı Devleti’nin çok uluslu ve dinli küresel bir barış imparatorluğuna dönüşmesine salık veren devinimin kaynağıdır bu evrensel ruh…

 

İstanbul’un ruhu o kadar etkilidir ki bir taraftan Balkan ve Doğu Avrupa’daki topluluklara ilham kaynağı olurken, diğer taraftan Asya’nın bozkırlarından gelen bir milleti, Fatih’in şahsında temsil olan tutkulu bir aşkla kendine adım adım çekmiştir. Bu ruh, millet olarak en az bizim kadar, Doğu Slavlarını da beslemiş ve kendine bağlamıştır. Kiev Beyliği’yle birlikte dini, kültürel, felsefik ve siyasal açıdan giderek Karadeniz’in kuzeyine yayılan “İstanbul ruhu”, zamanla Rus milletinin düşünsel ve medeniyetsel kodlarına derinden işleyecek bir etkiye ulaşmıştır.

 

Aslında hem ortak Bizans mirası, hem de Asyatik kökenli Moğol-Türk etkisi tarihsel süreçte Ruslar ve Türkleri pek çok yönden birbirine benzer kılsa da iki millete özgü bu özellik, tarihsel rekabetin getirdiği karşılıklı olumsuz algının gölgesinde kalmaktan kurtulamamıştır. Artık 21. yüzyılın ruhu insanoğluna, geçmişin karanlık sayfalarından başını kaldırmayı ve ortak geleceğin inşasına samimi bir yapıcılıkla odaklanmayı öğütlemektedir. Rus ve Türk milleti arasında sağlam temeller üzerine bir dostluk kurulamazsa, tüm dünyanın ihtiyacı olan ortak gelecek inşası da pek gerçekçi olmaz. Karşılıklı tanıma ve olumlu algı oluşturmayı gerektiren bu süreçte en büyük iş ve sorumluluk ise entelektüellere düşmektedir. İşte Rus Türkolog Sayın Dr. İrina Svistunova tarafından kaleme alınan bu değerli çalışma, bizim açımızdan Rus milletinde tarihsel süreçte oluşan İstanbul algısını “içeriden bir gözle” anlamak bakımından iyi bir fırsat sunmaktadır.


Irına SVISTUNOVA´nın hazırladığı "Tarihsel Bakış Açısıyla Rusların İstanbul Algısı" başlıklı çalışmaya ulaşmak için tıklayınız.

 

Hakkımızda
x