Makedonya´da Osmanlı Mirası Eserler
22 Şubat 2016

Makedonya´da Osmanlı Mirası Eserler
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google plus'da paylaş Yazdır
 

Makedonya siyasi coğrafya açısından sınırları tarih boyunca sık sık değişen bir ülke olmuştur. Bunun temel nedeni; ülkede yaşayan halkların etnik köken, dil ve din yapıları bakımından diğer ülkelere göre daha karmaşık olması ve stratejik konumundan dolayı güçlü devletlerin çıkarları için önem arz etmesidir.


 

Nitekim dönemin yükselen gücü olan Osmanlılar da 14. yüzyılla beraber Makedonya’nın kontrolünü ele geçirmeye başlamışlardır. 1373 yılına gelindiğinde Makedonya’nın fethi büyük ölçüde netleşmiş; bu kapsamda 1382’de Manastır, 1385’te Pirlepe ve Ohri, 1386’da da Niş fethedilmiştir. 2. Kosova Savaşı’na müteakip 1448 yılında Makedonya kesin olarak Osmanlı İmparatorluğu sınırlarına dâhil edilmiştir.


 

Balkanlar bu dönemden itibaren Osmanlı İmparatorluğu ile Avrupa devletleri arasında geçiş bölgesi niteliği kazanmış, bölgenin merkezi ise Makedonya olmuştur. Osmanlı döneminde Türk nüfusu bakımından oldukça yoğun olan bölge, Osmanlı idaresi sonrasında yaşanan siyasi ve toplumsal krizler sebebiyle büyük göçlere maruz kalmıştır. Bütün bu göçlere rağmen günümüzde hala ciddi bir Türk nüfusu barındıran Makedonya’da kullanılmakta olan birçok Osmanlı dönemi eseri bulunmaktadır. Bu çalışmada söz konusu eserlerden bazılarına kısaca değinilmeye çalışılacaktır.

 

 

1. TAŞ KÖPRÜ

 

15. yüzyılda inşa edilen Taş Köprü, Üsküp şehrinin simgelerden biridir. Mimar Sinan tarafından yapıldığı düşünülen köprü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Fatih Köprüsü, Vardar Köprüsü, Dušan (Duşan) Köprüsü gibi isimleriyle de bilinmektedir. 12 kemerli köprü, 214 metre uzunluğunda ve 6 metre genişliğindedir. Taş Köprü tarihi içerisinde birkaç kez yıkılma tehlikesi geçirmiştir. 1944 yılında Nazilerin köprüye yerleştirdiği patlayıcılar şehrin kurtuluşu sonrasında etkisiz hale getirilmiştir. Büyük depremin ardından yapılan yenileme çalışmaları sayesinde korunmuştur. Üsküp’ün iki kıyısı arasında ulaşım sağlayan köprü günümüzde sadece yayalara açıktır.


 

2. MUSTAFA PAŞA CAMİ

Üsküp’te bulunan eski Osmanlı camilerinden biri olan Mustafa Paşa Camii Yavuz Sultan Selim ve II. Bayezid’in veziri Mustafa Paşa tarafından yaptırılması nedeniyle bu ismi almıştır.  1492 yılında yapılan caminin minare kısmı 47 metre yüksekliğindedir. Görkemli yapı uzun dönem yenileme çalışması görmese de tüm heybetiyle ayakta kalmıştır. 1963 yılında meydana gelen depremde zarar gören camide Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından 5 yıllık bir yenileme çalışması yapılmıştır ve yapı tekrar ibadete açılmıştır. Caminin yanındaki türbede Mustafa Paşa ve kızı Ümmi Hatun’un kabirleri bulunmaktadır.


 

 

3. KAPAN HAN

 

Üsküp’teki bir diğer önemli Osmanlı eseri olan Kapan Han, 15. yüzyılda yaptırılmış olup, toplam 1086 metrekaredir. İki girişli han içerisinde 44 tane oda bulunur. Günümüzde han içerisinde bir restoran da mevcuttur.


 

 

4. MURAT PAŞA CAMİ 

 

Üsküp’teki en güzel camilerden biri olan  Murat Paşa Camii, 1463 yılında inşa edilmiştir. Osmanlı komutanı Yiğit Paşa tarafından yıkılan Aziz George Manastırı yerine inşa edilen Murat Paşa Camii, mimarisi ile en özgün Osmanlı eserlerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Görkemli iç kısmının yanı sıra ahşap çatısı da dikkat çekicidir.

 

5. SAAT KULESİ

16. yüzyılda inşa edilen Saat Kulesi de Üsküp şehrinin simgelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Namaz vakitlerini takip etmek için saat kulesine ihtiyaç duyulan dönemlerde yapılan bu kule, Osmanlı İmparatorluğu’nda inşa edilen ilk saat kulesi olması nedeniyle ayrı bir öneme sahiptir. Kulenin saat kısmı Macaristan’dan getirilmiştir. 1963 yılında yaşanan depremden sonra orijinal saat kaybolduğu için günümüzdeki saat İsviçre’den getirilmiştir.


 

6. İSHAK BEY CAMİ

İshak Bey Camii, 1438 yılında İshak Bey tarafından inşa edilmiştir. Türk ordusunda bir komutan olan İshak Bey, Üsküp’ün fethini gerçekleştiren ordunun başında yer almıştır. Mavi tonlarında dekore edilen yapı, 1689 yılında meydana gelen yangında büyük ölçüde zarar görmüş; ardından yenileme çalışmaları sayesinde tekrar kullanılır hale gelmiştir. Camide yer alan türbe kısmı genelde yapıya katkıda bulunanlara ayrılmıştır. Eski Çarşı’nın kuzeyinde yer alan İshak Bey Cami’nin minaresi 30 metre yüksekliğindedir.


 

7. YAHYA PAŞA CAMİ

Üsküp’teki bir diğer Osmanlı Camisi olan Yahya Paşa Cami, 1504 yılında Yahya Paşa tarafından inşa edilmiştir. Bu camiyi diğerlerinden farklı kılan piramit şeklindeki kubbesidir. Caminin avlusunda birçok kabir bulunmaktadır.


 

Makedonya, bu ve benzeri birçok eserin varlığı sayesinde hala Osmanlı kültürünün belirgin şekilde görüldüğü bir ülke özelliği taşımaktadır. 1912-1913 yılları arasında meydana gelen Balkan Savaşları sırasında Osmanlı İmparatorluğu’ndan ayrılan son bölge Makedonya’dır. Uzun yıllar ortak bir kültür içerisinde bir arada yaşanan bu Balkan toprakları üstünde, yukarıda da görüldüğü gibi pek çok Osmanlı dönemi eseri bulunmakta ve bunlar Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından korunup, gerekli yenileme ve bakım işlemleri düzenli olarak yapılmaktadır.

 

 

Büşra SOLMAZ

Eurasian House Yönetici Asistanı

 

 

 

Kaynaklar:

Meltem Begüm SAATÇI, Makedonya Sorunu (1903-1913), Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, Antalya 2004

 

www.tika.gov.tr

 

www.uskup.com

 

www.kocaeliaydinlarocagi.org.tr

 

www.dunyacamileri.blogspot.com

Hakkımızda
x