Azerbaycan ve Azerbaycanlı Terimleri Nasıl Oluştu
4 Mayıs 2016

Azerbaycan ve Azerbaycanlı Terimleri Nasıl Oluştu
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google plus'da paylaş Yazdır
 

Azerbaycan´ın her iki bölümündeki Türkler ve Kuzey Azerbaycan´da yaşayan az sayıdaki uluslara Azerbaycan´da yerleşik oldukları için Azerbaycanlı denir. Bu da Azerbaycan adının coğrafi kavram olmasından kaynaklanmaktadır. Azerbaycan´da yaşayan ve ülkenin eski sakinleri olan Türk toplumunun diğer ulusal azınlıklarla birlikte "Azerbaycanlı" olarak adlandırılmasının ise bir takım siyasi nedenleri vardır. Şöyle ki, Azerbaycan halkının kökeni sorunu 1930’lu yıllarda gayri-milli siyasetiyle yanlış bir yöne yöneltildi. Belli ki, “Azerbaycan halkı” dediğinde, onun çoğunluğu Türk dilinde konuşan nüfusu öngörülüyordu. O dönemin ortalarında bu halkın kökeni sorunu hiçe indirildi, “Türk” ve “Türk dili” terimleri “Azerbaycanlı” ve “Azerbaycan dili” terimleriyle değiştirildi. Azerbaycan Türk halkı ve dili yer adını temsil eden genel kavram içinde eritildi. Azerbaycan halkının olgunlaşması sırasında Türk boylarının varlığı araştırma nesnesi olarak sönükleşti, ara sıra duyulan sesler ise siyasi yollarla kesildi. Azerbaycan halkının kökeni sorunu başkalaşıma uğratıldı; tedricen İran dilli halkların kökenimizde yer alan esas etnik bileşen olarak sunulmaya başlandı.

 

Bilim adamlarının bazıları tarihi olgularla kanıtlamaya çalışıyor ki, aslında “Azerbaycan” coğrafi terim, “Azerbaycanlı” ise bu ülkede yaşayan tüm halklara verilen isimdir. Tarihi araştırmalar gösteriyor ki, Azerbaycan´ın güney bölümünün bölge ve ona bitişik bölgelerde Türk kökenli toplumlar yaklaşık 3.000 yıl, kuzeyde ise 1000 yılı aşkın bir süredir asli unsur olarak varlık göstermiştir.

 

Şöyle ki, bir kısım bilim adamları bu ismin daha önce var olduğunu ve Aşur kaynaklarında "Andarpatianu" gibi işlenmiş "kale" ve ya "toprak" kelimesinden alındığını öne sürüyorlar. Bazı başka kaynaklarda da geçtiği üzere, Reşideddin Fazlullah Hemedani "Came et-Tevarih" eserinde "Azerbaycan" sözünün oluşumunu efsanevi kişilik olan Oğuz Han´la bağlamaktadır. R. F. Hemedani’ye göre Oğuz Han kendi atlarını Ucanın geniş ve güzel otlaklarına bıraktı. Orada oldukları zaman Oğuz Han, tepe oluşturmak için herkesin eteğinde toprak getirmesini ve onu yere dökmesini emretti. Önce kendisi eteğindeki toprağı yola döktü. Tüm savaşçılar de onun gibi bir etek toprağı yola döktüler. Büyük bir tepe oluştu ve adını Azerbaygan koydular. Bu nedenle Azerbaycan adı bazı kaynaklarda "Azerbaygan" olarak da yazılır.

 

"Azer" Türkçe yüce demektir, "Baygan" zenginlerin, büyüklerin yeri anlamına geliyor.  Ortaçağ Arap coğrafyacısı Yakut el-Hemevi de bu konuda şöyle yazmaktadır;  "Azer" pehlevice "ateş", "Bayqan" ise "korumak" demektir. Demek ki, Azerbaycan "İlahi Odun korunduğu yer" anlamındadır. Azerbaycan’nın eski dönemde kullanılan “Atropat” ismi de eski Farsça «odun hükümranı" veya "İlahi Odun koruduğu» anlamındadır.

 

Tarihe bakarsak, Azerbaycan belli tarihi nedenler yüzünden ikiye parçalanmış tek ülke, Azeriler ise ikiye bölünmüş tek Türk kökenli toplumdur.

 

Şu anda “Azerbaycanlı” deyince hem tüm tarihi dönemlerde Azerbaycan arazisinde-güneyde Manna, Med ve Atropatkan, kuzeyde Alban devlet kurumlarını yaratmış Türkçe konuşan Azeriler, hem de bu toplumla birlikte yaşamış, onun tarihi, eşleşmenin katılımcıları olmuş Kafkas dilli ve İran dilli etnik gruplar kastedilmektedir. Bunların hepsi bir bütün olarak Azerbaycan halkıdır. Dolayısıyla Azerbaycanlıların oluşumu deyince Azerbaycan topraklarında yaşayan tüm halkların teşekkülü öngörülüyor; gerek çoğunluğu oluşturan ve terime adını veren “Azerbaycanlı” Türkler, gerekse etnik isimleri olan, fakat Azerbaycan topraklarında yerleşik oldukları için “Azerbaycanlı” denilen sayısal bakımdan az olan diğer halklar… 

 

Türk dili anlamında “Azerbaycan dili” ifadesi X yüzyıl yazarları Ebu Peyhan Biruni ve Hatip Tebriz’i tarafından kullanılmıştı. Babek isyanı ile ilgili bilgilerde XI yüzyılın görkemli Azerbaycan filozofu Ebülhesen Behmenyar´ın Babeki “Azerbaycan” olarak, (Arapça El Azerbaycan), Kafkas ve İran kökenli küçük halklar için de “Azerbaycanlı” ifadesini kullandığı bilinmektedir.

 

Bazı modern dilbilimci ve tarihçilerimiz Azerbaycan adının eski Türk boylarından biri olan "Az" veya "Azar’ların” adından geldiğini iddia etmektedirler. Belli ki, herhangi bir boyun adı onun mensubu olduğu etnik grubun/milletin zamanla “soy adı” gibi yaşıyor. Bu bakımdan, Özbek, Altay, Karakalpak ve sair Türk halklarının içinde urug, soy, boy adı olarak işlenen az / as etnik grubu ve Gök-Türk yazıtlarında az budun (az halkı) ve az-erkek (az kişi) adına, Kuban eski yazıtlar biliminde “eren az ayırıltım” (az erenlerinden ayrıldım) ifadesine rastlıyoruz.

 

Çeşitli Türk halklarının boy-soy (tayfa-nesil) bölümü gibi ilgi çeken ve içinde az / as unsurunu yaşatan “etnogenez” alanı büyük ilgi çekmektedir. Örneğin, Başkort-Katay boyundaki “as”, Assı soyları, Balkarların “as” olarak adlandırılması, Özbeklerin 32 esas boyu sırasında A. Vamberinin “as” boyunu kutlaması, Kırgızların “azıq” boyu ve eski Azerbaycan nüfusunun “az” denilen bir kısmının sonraları “azer” boyu gibi tanınması “azların” Türk kökenli halklar olduğuna şüphe bırakmıyor. Fakat “az” boyunun geniş coğrafi bölgelerde görünmesi onların etnik kökeni hakkında bazı araştırmacıların yanlış fikir edinmesine sebep olmuştur. Öyle ki, V. V. Bartold “Türkleri” “az” ve “tuxsi” boylarının birleşmesi olarak görmüş, Gültekin abidesindeki “azları” (az budun) ise “Yenisey ostyakları” ile aynı düşünmüştür. Z. V. Toğan bir yerde “aşları” “Sakaların” bünyesinde Türk boyu olarak verse de, diğer yerde onları eskiden Türklere karışmış bir İran kavmi ile Saka ve Hunların içinde eriyen bir İranlı tayfa olarak adlandırmıştır.

 

Görüldüğü gibi, “az” / “as” boyu sadece “Azer” Türklerinin değil, diğer Türk boyları arasında da önemli bir yer tutmaktadır. Ayrıca, soyadı eski Türk soylarının ailevi yönü gibi şahıs adlarına da takılır, onun hangi soydan olduğunu bildirir.

 

Azerbaycan ülke adının kökündeki “azer” boy adının oluşmasında asli unsur olan “az” boyu çok sayıdaki Türk soylu halklar içinde yer alan bir etnik boydur. “Aziya” / “Asya” adındaki paralellik gibi, “az” soy tanımlamasının “as” seçeneği de yaygındır. İsimdeki bu değişikliğin ana sebebi “az” / “as” boylarının vaktiyle eski Azerbaycan´dan batı, kuzey ve doğu ülkelere göç etmesiyle ilgilidir. Azerbaycan´ın çağdaş dilbilimcilerinin düşüncesine göre 3000-4000 yıldır, bu boylar tarihi kaynaklarda anılır, fakat onların etnik mensubiyeti konusunda bilimsel edebiyat halen tutarlı bir son sözü söylememiştir. Hâlbuki “az” / “as” hakkındaki belgeler büyük bir monografi için yeterli bilgi sunmaktadır. Açıktır ki, başka milletlerin bilim adamları için pek önem arz etmeyen bu sorunun açığa kavuşması adına halkımızın ve ülkemizin isminin oluşmasında önemli bir yer tutan bu boyların tarihini kendimiz öğrenmeliyiz.

 

Sonraları büyük göçlere katılan “as” boyları Batıda Germen aşiretleri içinde eriyip Türk dilini kaybetmiştir. Benzer şekilde Doğuda İran, Kuzeyde Fin-Uygur ve “kaf” topluluklarıyla karışmıştır. Fakat bu karışmalar “as” boyları hakkında yarım bilgisi olan bazı bilim adamlarının yanlış fikir söylemesine de neden olmuştur.

 

Böylece, zaman zaman bütün Avrasya´ya yayılan Türk milletinin Azıh mağarasından kuzey, güney, batı Azerbaycan bölgelerine ve Azak (Azaq) denizine kadar yayılan çeşitli ülkelerde iz bırakmış olan eski “az “boyunun tarihi oldukça ilginç sayfalarla doludur. Bu sayfaları okumanın zamanı ise çoktan gelmiştir.

 

Görüldüğü gibi, dünden bugüne "Azerbaycan", "Azerbaycanlı" ifadeleri hakkında değişik görüşler ifade edilmiştir.

 

Tarihçi ve dilbilimcilerin ileri sürdükleri bu görüşlerden anlaşılmaktadır ki “Azerbaycan” coğrafi bir ad, “Azerbaycanlı” ise bu ülkede yaşayan tüm halklara verilen bir terimdir. Sadece, “Azerbaycan”, “Azerbaycanlı” ifadeleri ile ilgili hala yeterli düzeyde araştırma yapılmamış olup, bu konuda ileri sürülen yukarıdaki çeşitli görüşler tartışmaya açık olarak ortada durmaktadır.

 

Mehpara SULTANOVA

Eurasian House Güney Kafkasya Koordinatörü

Hakkımızda
x