Alp Arslan
5 Temmuz 2016

Alp Arslan
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google plus'da paylaş Yazdır
 

Alp Arslan (d. 20 Ocak 1029 - ö. 24 Kasım 1072), Büyük Selçuklu Devleti´nin ikinci sultanı olan Türk hakanı.

 

Türk boylarının Orta Asya’dan Anadolu’ya geliş ve yerleşme mücadelelerini yöneten hükümdar, gerçek adı olan Muhammed’den ziyade unvanı Alp Arslan olarak tanınmaktadır.

 

Büyük Selçuklu Devleti’nin kurucularından, Sultan Tuğrul Bey’in yeğeni ve Horasan Valisi Çağrı Bey’in oğlu olan Alp Arslan, zamanın âlimleri tarafından iyi bir eğitim görmüş, çok küçük yaşta ata binip ok atmayı öğrenmiştir. Çocukluğundan itibaren babası ile birlikte çarpışmalara katılan Alp Arslan, yiğit bir savaşçı olarak nam salmıştır. Çağrı Bey’in ölümünü müteakip iki buçuk yıl boyunca Horasan valisi olan Alp Arslan, amcası Tuğrul Bey’in ölümden sonra ise devletin başına geçerek hem kendi tımarı Horasan hem de amcasının İran ve Mezopotamya’daki topraklarını içerek geniş bir bölgede tek başına egemenlik sağlayarak 10 yıl boyunca hüküm sürmüştür.

 

Selçuklu Devleti’nin tahtına Rey şehrinde çıkan Alp Arslan, amcasının veziri olan Amid ül-Mülk´ü azlederek yerine Nizamülmülk´ü tayin etmiştir.

 

 

İlk seferini Gürcistan ve Doğu Anadolu´ya yapan hükümdarın bu seferinde oğlu Melikşah ve veziri Nizamülmülk de bulunmuştur. Bizans´ın elinde bulunan Kars ve Ani bölgesine kadar ilerleyerek buraları ele geçirmiştir. Bu fethi neticesinde Abbasi Halifesi Kaim bi-Emrillah, Sultan´a “Ebu´-Feth” (Fetihlerin babası) lakabını vermiştir. (1064).

 

 

1065 yılı sonlarında, Üst-yurd ve Mangışlak taraflarına bir sefer düzenlemiştir. Bölgedeki Kıpçaklar ile Türkmenleri idaresi altına almış ve dedesi Selçuk Bey´in Cend kentindeki mezarını ziyaret edip Merv kentine dönmüştür. 1067 yılında, Kirman Meliki olan kardeşi Kavurd´un isyanı sebebiyle Kirman’ın üzerine yürümüştür. Melik Kavurd, öncü kuvvetlerinin mağlup olmasıyla kalesine geri çekilmiş ve bir elçi göndererek affedilmesini istemiştir. Sultan bu isteği kabul ederek hatasına rağmen Kavurd´u affetmiş ve Kirman Meliki olarak kalmasına izin vermiştir. 1068 yılında tekrar isyan eden Kavurd´un üzerine sefer düzenlese de ordudaki askerler arasında Kavurd yandaşlarının olabileceği sezgisiyle geri çekilmiştir.

 

 

Sultan Alp Arslan, 1067 yılında ikinci defa Gürcistan seferine çıkmak zorunda kalmıştır. Gürcü kralı IV. Bagrat ile Alanlar birleşerek Müslüman devleti olan Şeddadiler’in arazisine girmiş ve Erran´ı istila edip Gence´ye kadar ilerlemiştir. Sultan Alp Arslan, 1067 yılında Erran´a gelmiş, Şeddâdî emiri Fazl ile Şîrvân emiri Ebu´l-Esvâr itaatlerini bildirdikten sonra Gürcistan´a girmiş ve Şekki bölgesini almıştır. IV. Bagrat ise Selçuklular ile savaşa cesaret edemeyerek kaçmıştır. Sultan, Gürcistan´ın her tarafına akıncılar gönderip Tiflis´i ele geçirmiştir. Sonuç olarak, Bagrat aman dileyerek Alp Arslan´a tâbi olmuştur.

 

 

Mekke Şerifi Muhammed b. Ebî Hâşim, 1070 yılında Alp Arslan´ın huzuruna gelerek Mekke´de hutbenin Abbasi Halifesi ve Selçuklu Sultanı adına okunduğunu bildirmiştir.

 

 

Sultan Alp Arslan, Fatımi Devleti veziri Nâsır ed-Devle b. Hamdân´dan aldığı bir davet üzerine adı geçen devleti ortadan kaldırmak ve Mısır´ı ele geçirmek maksadıyla bir sefer düzenlemiş ve önce Bizans topraklarına girmiştir. Sultan, ilk olarak Malazgirt ve Erciş´i ele geçirmiş ardından Diyarbakır bölgesinde Süveyda(Siverek) ve Tulhum başta olmak üzere birçok kaleyi topraklarına katmıştır. Daha sonra, 1071 yılında Bizans hâkimiyetindeki Urfa´yı kuşatmışsa da başarılı olamamıştır.

 

 

Urfa´dan Halep´e hareket eden Sultan, burayı kuşatarak Mirdasoğulları’ndan Mahmûd tarafından şehrin anahtarlarını teslim almış ve onu affederek makamını bağışlamıştır. Ardından Şam´a yönelen Sultan, Bizans imparatoru IV. Romanos Diogenes´in büyük bir ordu toplayarak Müslüman topraklarına sefere çıktığını haber almış ve süratle geri dönmüştür. İki ordu Malazgirt ovasında karşılaşmıştır. Sultan Alp Arslan komutasındaki Selçuklu ordusu, kendinden sayıca üstün olan Bizans ordusunu Hilal taktiğiyle mağlup etmiş ve Bizans imparatoru IV. Romanos Diogenes´i esir almıştır.

 

 

Bizans ile Savaş

1068´te Bizans İmparatorluğu´na karşı savaş ilan ettikten sonra kazandıkları savaşlar, Türkler´i Ortadoğu´ya doğru geri çevirmiş ve bu başarılar Bizanslılar´ı, Türkler´i bu topraklardan çıkarmak için Malazgirt´e kadar getirmiştir. Alp Arslan, 1071 yılında Türk tarihinin en önemli zaferlerinden biri olan Malazgirt Meydan Muharebesi´ni kazanmıştır.

 

Türkistan Seferi ve Ölümü

Sultan Alp Arslan, Karahanlılar arasındaki iç mücadeleyi ve Selçuklu topraklarına yapılan tecavüzleri önlemek için 1072 yılının Eylül ayı sonlarında 200.000 kişilik büyük bir orduyla Türkistan bölgesine sefere çıkmıştır. Seferde bir süre kuşatma altında tuttuğu Barzam Kalesi’ni teslim almıştır. Huzuruna çıkan kale kumandanı Yusuf Hârizmi tarafından çizmesine sakladığı küçük bir hançerle ağır şekilde yaralanan Alp Arslan, dört gün sonra da hayatını kaybetmiştir.

 

Ölümünün ardından, babasının Merv şehrindeki mezarının yanına defnedildiği rivayet edilirken, günümüzde bu mezarın yeri tam olarak bilinmemektedir. 2005 yılından bu yana yapılan bazı kazı ve çalışmalarla mezar yerinin kesin tespiti yapılmaya çalışılmaktadır.


Meena SANJAR
Eurasian House Asistanı



Referanslar:
http://www.persianfun.org/

https://fa.wikipedia.org/

http://sarbaz-71.blogfa.com/

 

Hakkımızda
x